Cocuk doktoru Ertugrul Guler

Bu yaştan beklentiler

Okul öncesi çağındaki çocuğunuz “hayır” kelimesini görmezden geliyor olabilir. Belki de siz, onun disiplininde daha olumlu bir yaklaşım benimsemek istiyorsunuz. Neyse ki, bu aşırı emir verici davranışın birçok alternatifi – bu alternatiflerin de güzel gerekçeleri – var.
Ft. Lauderdale, Florida’da bulunan Nova Güneydoğu Üniversitesi Aile Merkezinden  Roni Leiderman, “Çocuklar genellikle sizi duymamaya başlıyor ve siz de o fark edene kadar on kez hayır demek zorunda kaldığınızı fark ediyorsunuz,” diyor.
Okul öncesi çağındaki çocuğunuzu beladan uzak tutmak veya ona doğruyu yanlıştan ayırmayı öğretmek istiyorsanız, “hayır” demekten çok daha iyi ve etkili bir yaklaşımı deneyebilirsiniz.

Ne yapmalı?

Farklı kelimelerle ifade edin. İsteklerinize olumlu bir hava verirseniz, çocuğunuzun size tepki verme olasılığı artar. Ona hayır demek yerine, ne yapabileceğini açık ve net bir şekilde anlatın.
“Hayır! Oturma odasında top oynama!” diye bağırmak yerine, “Haydi dışarıda top oynayalım,” deyin. Bir resim faaliyeti yapıyor ve yerlere yapıştırıcı döküyorsa, çalışmasının altına gazete kâğıdı sermesine yardımcı olun.
Böylece, bir şeyi yapmaktan vazgeçmek yerine, yapabileceği bir şeyi görmüş olacaktır. Onun güvenliği için hızlı hareket etmeniz gerekiyorsa, “Dur!”, “Tehlikeli!” veya “Sıcak!” gibi ifadelerle daha doğrudan bir uyarıda bulunun.
Seçenekler sunun. Okul öncesi çağındaki çocuğunuz kendisini bağımsız ve kontrol sahibi hissetmek ister. Bu yüzden, yemekten önce şeker yemek için yalvarmalarını hemen reddetmek yerine, ondan yarım üzüm veya elma dilimi arasında seçim yapmasını isteyin. Yemekten sonra yiyeceği şekeri de bırakın o seçsin.
Tipik olarak kesinlikle izin vermediğiniz bir kıyafeti (Aralık’ta mayo gibi) giymekte ısrar ederse, ona her sabah seçebileceği iki kıyafet sunun. Ona sunduğunuz seçeneklere bayılmayacaksa da, en sonunda bunları kabul etmeyi öğrenecektir.
Dikkatini dağıtın. Okul öncesi çağındaki olsa da, bir çocuğun dikkati kolayca dağıtılabilir. Markette dikkatini kırılabilecek bir biblo çektiyse, ona hemen ışığın koridorun karşısındaki aynadan nasıl yansıdığını gösterin veya “Öğlen ne yesek?” gibi bir soru sorun. Aynı zamanda, ona bir oyuncak veya küçük bir atıştırmalık da sunabilirsiniz (çocuğunuzla birlikte dışarı çıktığınızda, yanınıza büyükçe bir çanta almak için güzel bir neden daha!).
Bu sırada, onu ilgi noktasından uzaklaştırın. Yaşça daha büyük çocuklarla alışveriş yapmak küçüklere göre daha kolaydır. Yaş ilerledikçe, dikkati hemen dağıtacak uyaranlara tepki verme olasılığı da artar. Örneğin, “O seramik bibloyla oynayamayız ama şuradaki kurmalı oyuncakları deneyebiliriz,” diyebilirsiniz.
O konudan kaçının. Mümkün olduğu her koşulda, çocuğunuzu hayır demek zorunda kalacağınız durumlardan uzak tutun ve bunun yerine, macera ve merak duygusunu teşvik eden güvenli ortamlara yönelin. Evinizi yine de yeterli ölçüde güvenli hale getirilmeli ve tehlikeli ve değerli eşyalar onun ulaşamayacağı yerlere koyulmalıdır.
Çocuğunuzun rahatça dolaşabileceği yerleri seçin – örneğin, oyun parkı, büyük bir bahçe, ev eşyaları satan dükkânlar  güzel bir tercih olabilir. Çocuğunuzu hayır demek zorunda kalacağınız tüm durumlardan tabii ki soyutlayamazsınız ama bu durumları sınırlandırarak, hayatı hem kendiniz hem de onun için kolaylaştırmış ve daha çok evet diyebilmiş olursunuz.
Ancak, birçok çocuğun alışverişten zevk aldığını ve – birkaç tedbir aldığınız sürece – gayet uslu duracağını unutmayın. Alışveriş gezilerinizi çocuğunuzun güzelce dinlendiği zamanlara denk getirin ve çok abartmayın – alışveriş merkezinde bir veya iki saat geçirmek yeter de artar.
Küçük şeylere takılmayın. Hayatınız boyunca, karşınıza çocuğunuzu disipline etmek için birçok anlamlı fırsat çıkacak. Fazlasını aramayın. Çocuğunuz eve dönüş yolunda bir su birikintisinde zıplıyorsa, bırakın devam etsin. Doğumgünü kostümünü alışveriş merkezinde giymek istiyorsa, bundan ne çıkar?
Fırsat buldukça, ona macera, eğlence ve keşif duygularını yaşatın. Çocuğunuz güvendeyse ve hayır demek zorunda değilseniz, hiç uğraşmayın.
Hayır diyorsanız, hakkını verin. Çocuğunuzun davranışlarının başka şeyleri etkilediği veya kendisine veya başka bir kişiye zarar verebileceği durumlarda, hayır kelimesinin alternatiflerini kullanmak işinize yaramaz. Bu tür durumlarda, poker ifadenizi takınıp, hakkını vererek “hayır” deyin. Sert ama sakin olun: “Hayır! Kedinin kuyruğunu çekme.” Neşeli bir “Hayır, tatlım,” ifadesi, çocuğunuza karmaşık mesajlar verir ve kesinlikle onu davranışından alıkoymaz.
Size yanıt verdiğinde, ona gülümseyin veya sarılın ve olumlayıcı bir şey söyleyin – “Evet! Ne kadar iyi bir dinleyicisin!”.