Cinsel Kimlik Gelişiminde Belirleyici Unsurlar

Uygun cinsel kimliğin gelişebilmesi için kuşkusuz uygun biyolojik gelişim gereklidir. Ancak, biyolojik olarak erkek ya da kız olmak, eşeysel organların yerinde ve normal yapıda olması, iç salgıların da buna uygun biçimde salgılanması sağlıklı cinsel kimlik gelişimi için yeterli değildir.

Çekirdek cinsel kimlik çocukluğun ilk bir buçuk, iki yılında; genel olarak cinsel kimlik duygusu ise yaşamın ilk dört yılında yerleşmektedir. Bu yaştan sonra cinsel kimlikte değişme çok güç, belki de olanaksızdır.

Cinsel kimliğin gelişmesinde yaşamın ilk yıllarındaki deneyimlerin etkisi büyüktür. Çocukluk çağındaki öğrenmeler, ilk ilişkiler ve özdeşimler cinsel kimlik gelişimini etkiler; ona biçim verir. Örneğin; erkek çocuk kız gibi yetiştirilebilir; kız çocuk erkekleri ve erkeksi davranışları benimseyebilir, erkekle özdeşim yaparak tüm benliği ile erkek gibi gelişebilir.

Bireyin ilk sevgi nesnesi annesidir. Cinsel ya da cinsel olmayan ilk olumlu, doyurucu ilişkiler anne, daha sonra baba ve kardeşlerle olan ilişkilerdir. Bu ilişkilerde sürekli ağır bozukluklar yoksa yetişen çocuğun ileride olumlu sevgi ilişkileri kurma olasılığı yüksektir.

Uygun özdeşim örneklerinin bulunuşu ya da bulunmayışı, cinsel kimliğin gelişmesinde en önemli etkenlerden biridir. Erkek çocuğun baba ya da baba yerinde olan erkek; kız çocuğun anne ya da anne yerine geçen bir kadın ile özdeşim yapma olanağı bulunması; erkek çocuğun babayı, kız çocuğun anneyi benimsemesi; onun özelliklerini benliğine sindirmesi sağlıklı cinsel kimlik gelişimi için zorunludur. Sık görülen cinsel korkular, saplantılar ve sapmalar bu özdeşimin yapılamayışından kaynaklanır.

Sağlıklı özdeşimi engelleyen ya da saptıran önemli engeller:

  • Aile içinde uygun özdeşim örneklerinin bulunmayışı, bulunsa bile çocuğa anne ya da babanın ya da onların yerinde olan önemli kişilerin çocukla özdeşim örneği olabilecek nitelikte ilişki kuramaması
  • Bozuk, sapık, nevrotik, psikotik davranışlar gösteren anne-baba
  • Anne-babanın birbirini sevmemesi, saymaması, aşağılaması
  • Aile içinde sevgi yoksunluğu
  • Aile içinde şiddet
  • Aile içinde çocuğa cinsel sataşmalar, çocukla cinsel ilişkiler
  • Ailenin kendisini kızına kötülemesi, kadını aşağı, horlanan birey bir yaratık olarak tanıtması
  • Babanın kızını sevmemesi, oğlunu ileri derecede ürkütmesi ya da ihmal etmesi gibi durumlar özdeşimi olumsuz yönde etkileyebilir.

Aile içinde ve toplumda cinsel konulara karşı aşırı tutumlar cinsel kimlik gelişimini etkileyebilir.

  • İleri derecede suçlamalar,
  • Ağır günah duygusu,
  • Suçüstü yakalanma endişeleri,
  • Anne babanın çocuğun gelişmekte olan cinsel organlarıyla fazla ilgilenmeleri,
  • Aşırı denetleme, ergenlik öncesi ve sonrası çağda bir miktar gizliliğin (mahremiyet) tanınması;
  • Yanlış bilgi verme, – örneğin özdoyurum (mastürbasyon) ile akıl sağlığı, cinsel güçsüzlük olabilir korkusunun aşağılanması
  • Çocuğu çapkınlığa itici, kışkırtıcı tutumlar cinsel korkular ve çekingenliklerle yüklü cinsel kimlik gelişimine yol açabilir.

Dr.Ertuğrul Güler