Hoş Geldin Bebek

Doğumdan sonraki ilk yılda beslenme ve bakım yanında anne ile bebek arasındaki duygusal ilişkinin sanıldığından çok daha önemli olduğunu bilinmektedir. Bu dönemde bebeğin gereksinimleri çok sade olmakla birlikte, bunların yeterince karşılanamaması, sonradan giderilmesi çok güç olan olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Başka bir deyişle, beden sağlığı gibi ruh sağlığının da temelleri ilk yıl içinde atılmaktadır.

Bu dönemde çocuğun biyolojik ve ruhsal gereksinimleri arasında sınır çizmek olanaksızdır. Biyolojik gereksinimlerinin doyurulması ile birlikte giden acı, çocukta duygusal tepkilerin ilk belirtileri sayılabilir. Bebek kendisine haz ve acı veren uyaranlar karşısında genellikle bütün bedeni ile tepki gösterir. Örneğin, doyurulunca uyuması, aç bırakılınca ya da ağrılı bir uyaranla karşılaşınca çırpınması ve ağlaması biçiminde tüm organizmasının tepki göstermesi gibi. Bu dönemde egemen olan haz ilkesidir ve doğal dürtülerinin hemen doyurulması, gerginliğin hemen giderilmesi çocuğun öncelikli beklentisidir. Kimi uyaranları algılayarak ayırt edebilme yetileri olsa bile, henüz dürtülerini bekletebilecek, erteleyebilecek gücü kazanmamıştır.

Bu nedenle ihtiyaçlarının zamanında karşılanması onun içinde bulunduğu ortama ve ebeveynlere güven duymasını sağlayacaktır.

Bebeklerimiz bu dönemde bizi ve dünyayı tanımaya çalışırken ihtiyaçlarını ağlayarak belli ederler. İkinci aydan itibaren farklılaşmış ağlamalar (bebeklerin acıktıklarında ya da ilgiye ihtiyaç duyduklarında farklı şekillerde ağlaması) başlar. İstekleri zamanında karşılanarak yanında olduğumuzu hissettirilmeliyiz.

Göz kontağı kuracak şekilde konuşmak (20-30 cm mesafeden daha rahat iletişim kurabilirsiniz) ona sevgimizi ve ilgimizi daha net ifade etmemize yardımcı olacaktır.

Seslere karşı oldukça hassastırlar ve özellikle ani seslere karşı refleks tepkiler verirler. Sizin tepkileriniz bebeğinize dünya ile ilgili bilgiler verecektir. Örneğin ani seslerden rahatsız olan bebek annenin sakinliğini fark edince kendini güvende hissedecektir.

Gece gündüz ayrımını yapabilmesi için geceleri ışığı yakmadan, sohbet edip oyun oynamadan ihtiyaçlarının karşılanması önemlidir.

Mümkün olduğunca eldiven kullanılmaması tırnaklarının kısa tutulması ellerini ve kendini tanıması açısından önemlidir.

Bu dönemde anne yoksunluğu bebeklik çökkünlüğü gibi ağır bir ruhsal bozukluğa neden olabilir. Yoksunluk uzun sürdüğünde, çocuğun bedensel, devinimsel ve bilişsel-duygusal gelişiminde kalıcı gerilikler ortaya çıkarabilir.

Çocuk Gelişimi Uzmanı

Aile Danışmanı

Gülsüm Gençay

(Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu’nun Çocuk Ruh Sağlığı ve Prof. Dr. M. Orhan Öztürk, Prof. Dr. Aylin Uluşahin’in Ruh Sağlığı ve Bozuklukları kitabından alıntı yapılmıştır.)