Dr Ertugrul Guler

Yeni babanın on şaşkınlığı

Bebek doğduktan çok da uzun bir süre geçmeden, yeni baba hayatın keskin tokadıyla karşı karşıya kalır:  Artık bir babadır – bu rol ona yeni sorumluluklar, yeni baskılar ve karşılaması gereken yeni beklentiler getirir. Çok basit görünen bu aydınlanma bazılarımızı hemen, hastaneden çıkmadan önce yakalar. Diğerlerimiz için ise, durumun gerçekliğinin yerleşmesi birkaç gün alabilir. Her halükarda, hepimiz hayatlarımızın sonsuza kadar değiştiği gerçeğine uyanırız.  Bu değişimler bazen fark etmeden, bazen de bağıra bağıra gelir.  Ama bizi her zaman şaşkına çevirir.

1. Kafa karışıklığı
Babalığın ilk birkaç ayı, beraberinde getirdiği çelişen duygularla sonraki yıllardan ayrılır. Bir yandan, yeni bir hayata can vermenin getirdiği erkeklik, güç ve gurur duyguları vardır. Diğer yandan ise, bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılayamadığınız (ve hatta bazen anlamadığınız) durumlar sizi çaresiz bırakır.

2. Yeni ve farklı bir sevgi
Çocuğunuza duyduğunuz, o sizi tüketen sevgiyi başka hiçbir şeyle karşılaştıramazsınız. Maurice Sendak bu duyguyu “Arkadaşım Canavar” filmindeki bir sahneyle çok güzel yakalamış. Bu sahnede canavarlar Max’e onları terk etmemesi için yalvarır ve şöyle der: “Lütfen gitme! Seni yiyip bitirecek kadar seviyoruz.”

3. Duygu çatışmaları
Bir gün bebeğinize baktığınızda, bir gün önce hissettiğiniz yoğun tutkunun yerini hissiz, boş bir duyguya bıraktığını fark edebilirsiniz. Bu çocuğu tanıyor musunuz? Onu umursuyor musunuz? Bu babalık dedikleri şeyi tümden rafa kaldırıp, bambaşka bir yerde yeni bir hayata başlamak isteyebilirsiniz. Büyük olasılıkla, bu düşünceyi inanılmaz bir suçluluk duygusu takip eder. Sonuç olarak, eğer çocuğunuza yüzde 100 deli divane âşık olmamanız iyi bir baba olmadığınızı gösterir, değil mi?  Değil. Çatışan duygular baba olmanın normal bir parçasıdır. Aynı duyguları önümüzdeki 50 yıl boyunca onlarca kez hissedeceksiniz. Buna alışın.

4. Depresyon
Çoğu kişi doğum sonrası depresyonun kadınlara özgü olduğunu düşünse de, birçok erkek de bebekleri doğduktan sonra depresyon yaşayabiliyor. Partnerlerimizin aksine, bizim bunalımımız hormonlara dayanmıyor ve daha çok gerçekliğe dönmekle ilgili.  Bebek beklediğiniz ve yeni baba olduğunuz zamanlarda, insanlar sizinle daha fazla ilgilendi ve büyük olasılıkla biraz da hoşgörüyle yaklaştı. Ama birkaç hafta sonra, işinizin zorluklarına geri dönecek ve üstüne, evde uykusuzluk ve artan sorumluluklarla baş başa kalacaksınız.

5. Korku
Babalığın ilk birkaç ayları korkularla doludur:  Baba olmakla ilgili beklentilerinizi karşılayabilecek misiniz? Çocuğunuzu veya ailenizi koruyabilecek misiniz? Ailenize yeterli bir geçim sağlayabilecek misiniz? Çocuğunuza nasıl yaklaşacağınızı bilebilecek misiniz? Babanıza çok benzeyecek – veya yeterince benzemeyecek – misiniz? Yoksa korkunç bir hata mı yaptınız? Devamını da getirebileceğiniz bu korkular, erkek ve eş olmaktan, baba olmaya giden yolun normal duraklarıdır.

6.Eşinizle olan ilişkiniz
Ebeveyn olmadan önce, eşinizle çokça zaman geçiriyor, birbirinizi besliyor ve ilişkinizi güçlendiriyordunuz. Ama bebek doğduktan sonra her şey değişti: Şimdi her şeyin odak noktasında bebeğiniz var. Eşinizle bir araya gelmenizi sağlayan zamanları geçirebilmeyi bir yana bırakın, uyumaya bile zaman bulamıyorsunuz.  Bir aralık bulabilirseniz, her gün eşinizle bebeğin dışında bir konuyu konuşmak için birkaç dakika olsa dahi bir zaman ayırın.

7. Bebeğinizle olan etkileşiminiz
Yaşamın ilk altı ila sekizinci haftalarında, bebeğiniz büyük olasılıkla babalık performansınız hakkında çok bir geribildirim veremeyecektir: Birkaç gülümseme görebilseniz de, kahkaha duyamayacak ve hiçbir tepki alamayacaksınız. Aslına bakarsanız, bebeğiniz ağlamaktan başka çok bir şey de yapmayacaktır. Bu “tepkileri” biraz fazla ciddiye almak, sevinç eksikliğini babalığa uygunluğunuz konusunda bir eleştiri olarak değerlendirmek çok kolaydır.  Bunu yapmayın. Siz geri çekilirseniz, bebeğiniz de geri çekilir. Biraz daha dayanın – beklediğinize değecek.

8. Sohbet konuları
Bir yıl önce biri size gelip, arkadaşlarınızla ani kusma, meme sızıntıları, epiziyotomi ve dışkı rengi ve kıvamı hakkında derin sohbetlere gireceğinizi ve bundan keyif alacağınızı söylese, büyük olasılıkla gülmekten ölürdünüz. Ama şu anda yaptığınız tam da bu, değil mi? Ve buna bayılıyorsunuz.

9. Ebeveynliğin pratikleri
Anne-baba olmadan önce, evden çıkmadan önce yalnızca cüzdanınızı ve araba anahtarınızı yanınıza alıyor ve fırının kapalı olup olmadığını kontrol ediyordunuz. Şimdiyse, bebeğinizle birlikte alışverişe gitmeyi planlamak, bir Everest Tepesi tırmanışını planlamaktan çok farklı değil. Ve her şeyi kontrol altına aldığınızdan emin olup kapıdan çıkmaya hazırlandığınızda, bebeğiniz bezini doldurmuş olacak.

10. Sevgi dersleri
Bebeğinizin işaretlerini anlamayı ve ihtiyaçlarını karşılamayı öğrenirken, o da size olan sevgisini harika ifadelerle göstermek için gereken fiziksel koordinasyona ulaşacak. Size ilk kez seslendiğinde veya sarıldığında ya da göğsünüzde ilk kez uyuyakalıp, omzunuzu okşamaya başladığında, hayatın gerçek anlamını keşfedeceksiniz.

Armin A. Brott üç kız babası ve çoksatan Bebek Bekleyen Babalara Gözlemler, İpuçları ve Tavsiyeler (The Expectant Father: Facts, Tips, and Advice for Dads-to-Be), Yeni Baba: Bir Babanın İlk Yıl Rehberi (The New Father: A Dad’s Guide to the First Year) ve Yeni Baba: Bir Babanın Çocukluk Yılları Rehberi (The New Father: A Dad’s Guide to the Toddler Years) kitaplarının yazarı.  Ayrıca, Ross D. Parker ile birlikte Baba Olamayanlar (Throwaway Dads) kitabının yazarı.